
Sosyal medyada yayılan bir yardım videosunda, küçük çocukların betondan sızan suyu içmeye çalıştığı görüntüler kamuoyunda sert eleştirilere neden oldu. Görüntülerin köklü bir yardım kuruluşunun tanıtımında kullanılması, iletişim etiği açısından tartışma yarattı.
İletişim uzmanları, yardım kuruluşlarının mağduriyeti teşhir etmek yerine, çözüm süreçlerini ve dayanışmayı ön plana çıkarması gerektiğini vurguladı. Yardımın reklamının olmayacağına dikkat çeken değerlendirmelerde, özellikle çocukların çaresizliği üzerinden yapılan kampanyaların vicdani sınırları zorladığı ifade edildi.
"Bir çocuğun susuzluğu değil, o susuzluğun nasıl giderildiği anlatılmalı" görüşü öne çıkarken, yardımın görünürlüğü değil, etkisinin anlatılması gerektiği belirtildi. Uzmanlar, insani yardımın iletişiminde etik ilkelerin gözetilmesini, mağduriyetin teşhiri yerine çözümün ve umutun anlatılmasını talep etti.