
Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın yaptığı basın açıklamasında yer alan “Bu ülkede çok acı hatıralar var, hafızalar var. Bu hafızaları tekrar canlandırmak istemiyoruz” ifadeleri, kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu. Bu sözlerin neyi kastettiği, hangi sürece ya da hangi aktörlere gönderme yaptığı ise belirsizliğini koruyor.
Söz konusu açıklama, bazı çevrelerce geçmişte yaşanan terör, çatışma ve toplumsal travmaların yeniden gündeme getirilmesine yönelik örtülü bir mesaj olarak değerlendirilirken, bazı kesimler tarafından ise tehditvari bir üslup taşıdığı yönünde eleştiriliyor. Bu noktada akıllara şu sorular geliyor: Bu ifadeler bir uyarı mı, yoksa dolaylı bir tehdit mi içeriyor? Kimlere ve hangi güç odaklarına dayanılarak söylenmiş sözlerdir?
Ayrıca açıklamanın, PKK’nın yeniden canlanacağı yönünde bir ima mı taşıdığı, yoksa Türkiye’de yeniden bir “çözüm süreci” tartışmasını provoke eden bir çıkış mı olduğu da net değildir. Toplumun büyük bir kesimi, bu tür muğlak ve ucu açık açıklamaların, özellikle geçmişte büyük bedeller ödenmiş bir ülkede, son derece hassas sonuçlar doğurabileceği görüşündedir.
DEM Parti’nin kendisini 30 milyon Kürt halkının temsilcisi olarak konumlandırması da bu bağlamda ayrıca tartışılmaktadır. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle Kurtuluş Savaşı’nı omuz omuza vererek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran toplumsal irade hatırlandığında, bu tür açıklamaların birleştirici mi yoksa ayrıştırıcı mı olduğu sorusu önem kazanmaktadır. Meral Danış Beştaş’ın ve temsil ettiği siyasi çizginin, Türkiye’nin bütünlüğünü ve ortak geleceğini ne ölçüde öncelediği de kamuoyunun merak ettiği konular arasındadır.
En çok sorulan sorulardan biri ise şudur: Bu tür tetikleyici ve yoruma açık açıklamalar, önümüzdeki günlerde provokatif eylemlere zemin hazırlar mı? Toplumsal barışı güçlendirmek yerine, geçmişin acı hatıralarını ima yoluyla gündeme taşımak kime, neye hizmet etmektedir?
Sonuç olarak, Meral Danış Beştaş’ın sözleri bir hatırlatma mı, bir uyarı mı, yoksa Türkiye’ye ve toplumsal huzura yönelik örtülü bir tehdit mi içermektedir? Bu soruların net ve açık cevaplara kavuşması, hem siyaset kurumunun sorumluluğu hem de kamuoyunun sağlıklı bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.