Cemil Sarıtaş

Tarih: 25.01.2024 23:17

KENDİ ÇALANLARIN KENDİ SÖYLEDİĞİ O MEŞHUR NAĞME:

Facebook Twitter Linked-in

Değerli okuyucularım;
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katılımıyla gerçekleşen Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı  adaylığı tanıtımına katıldım. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan  adayı olarak Canan Uçar, İYİ Parti tarafından kamuoyuna takdim edildi.
Biliyorsunuz, mahalli seçim/seçimler bizim gibi memleketlerde her nedense hüviyetinin dışına çıkarılarak, bir “son dönemeç”miş gibi sunulur ve aksettirilir. Yapılacak seçim, bir kentin belediye başkanını seçmektir ama görseniz sanki memleket kurtarılacaktır.
İYİ Parti Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Canan Uçar’ın konuşması ve kendini takdimi veya neden Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmesi gerektiğinin izahı, izlediğim kadarıyla bir genel seçim havasının çok da ötesine geçemedi.
140.000 vatandaşın gelirinin “açlık sınırının” altında olduğunu, yine her 4 gençten 1’inin işsiz olduğunu ifade eden Canan Uçar, mesela işbaşına geldiklerinde yoksulluğu veya genç işsizliğini nasıl çözümleyeceği meyanından herhangi bir done sunamadı.
Bugün bizler- kamuoyunda yer edinmiş kişiler ve basın mensubu olan gazeteciler- siyasetçileri hangi saiklerle eleştirmekte ve yine neden yeri geldiğinde sorgulamaktayız…
CEK-CAK çekimli cümlelerle halkı vaat ve vaaz girdabının içinde gözbağıyla uyuttukları ve somut adımlar atılmadığı/atılamadığı için, halk goygoycusu politikacıları eleştirmedik mi?
Değerli okuyucularım;
Durum tespiti yapmak, olan-bitenlerin neticesinde muhasebeyi yaparak mizan tablosunda “+” ve “-“’yi görerek, gelecek dönemler için kestirimde bulunmak zaten olan değil, “olması gereken” bir reelpolitiktir.
Yıllardır, kürsüye çıkan siyasetçilerimiz, maşallah nutuk atmayı pek severler ama nedense işbaşına geldiklerinde yapacaklarının “somut delilini” ortaya koymayı sonraya bırakırlar.
CEK-CAK’lı soyut cümlelerden kurulan metinlerden nedense somuta gelebilecek inandırıcılığı yüksek ve umut veren maddi bir çalışma ortaya konmaz.


Konuşmanın genel akışı belirttiğim gibi genel siyaset konusu ve onun türevleri üzerinden belirlenmiş ve daha çok AK Parti eleştirisi yapıldı. “Muhalefet yapan partilerin bugüne değin en büyük zaafları ve açmazları nedir?”, dense verilebilecek cevap:
Mütemadiyen AK Parti’yi eleştirmektir. İYİ Parti ve muhalefet partilerinin en büyüğü CHP, genel seçimler esnasında ve sonrası süreçlerde neden doğru düzgün bir rota belirleyemedi? Çünkü, önceden derslerini zamana yayarak çalışmadıklarından, tayin edilen taktik ve stratejinin rasyonel akla değil, “duygusal akla” dayanmasından ötürü, seçim/seçimler peşi sıra kaybedildi.
Erzurum’un deprem riski altında olması… Ve birçok ekonomik gelişme ve değişmeler… Tamam, çok güzel tespit yapıyorsunuz; ama bir Erzurum yurttaşı neden mahalli seçimlerde İYİ Parti aday adayına oy versin?
Hâlihazırda Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Kayak Merkezi’nden yararlanmanın çok pahalı olduğu ifade edildi. Erzurumlu vatandaşlar için bu bedel 400 TL iken, dışarıdan gelenlere 700 TL imiş.
Canan Uçar Hanım işbaşına geldiklerinde bunu, (Kayak Merkezi’nden yararlanma bedelini) Erzurumlu vatandaşların daha rahat karşılayacakları bir seviyeye indireceklerini belirtti. Mesela ne kadar?
“İyi Belediyeciliği” hayata geçireceklerini söyledi. İYİ BELEDİYECİLİKTEN umut edilen nedir? At bir kavramı ortaya, sonrası ise dimağlarda bulutsu olarak kalsın. Kullanılan sözcükler ve cümleler klişe olunca da dinleyende pek fazla “heyecana” vesile olamıyor. Şeffaflık, hesap vermek…
Zaten bu iki kelime dillerden düşmeyen nağmedir. Eğer ki işbaşına gelirlerse emeklilere 1500 TL “geçinme bedeli” vereceklerini, belediyedeki tüm çalışanların asgari ücret üzerinde maaş alacaklarını, doğalgaz yardımı yapacaklarını “vaat etti”.
Hangi belediyede zaten asgari ücret veya altında maaş uygulaması var ki maaş ödemesi üzerinden mevzii yenilenmeye çabalanıyor, bunu da siz değerli okuyucularımızın ferasetine bırakıyorum.
Belediye seçimini, belediyeciliği memleket siyaseti düzeyine çeker, somut şeyler üzerinden toplum üzerinde inandırıcı ve ikna edici bir kanaat “inşa edemezseniz”, havanda su dövmüş olursunuz. Öte yandan, “ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz” sloganını kendilerine şiar edinenlere de rakip olamazsınız…
Ne ki genel seçimlere de yaklaşık olarak beş yıl vardır. 
İşte böyledir, soyut şeylerden somuta gelememek, kendin çalar kendin söylersin.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —