Yeniden Refah Partisi Dr. Fatih Erbakan liderliğinde, yeniden Türk Siyasetinde “oyun kurucu” aktör olarak ön almaya, siyasette mevzi almaya yönelik varlığını geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gösterdi. Genel seçimlerden önce, Yeniden Refah Partisi ile Cumhur İttifakının en büyüğü AK Parti arasında uzun süren görüşmeler sonucunda, 30 maddelik mutabakat metninde uzlaşıya gidilerek, Yeniden Refah Partisi mecliste 5 milletvekili ile temsil edilme başarısını göstermişti. Anlaşılan, AK Parti ile Yeniden Refah Partisi arasında yürütülen mahalli seçimlere yönelik görüşmelerde ittifak hâlinde hareket etme düsturundan vazgeçilerek, Yeniden Refah Partisi memleket sathında belediyeliklerde kendi adaylarıyla seçime girecek. İstanbul için aday olarak Mehmet Altınöz gösterildi. Yeniden Refah Partisi adayı Mehmet Altınöz ile İstanbul’da, “adil belediyecilik” yeniden canlanacak gibi. Yeniden Refah Partisi’nin(YRP) siyasette başka bir yol var, şiarıyla yola çıkmış olması ve değişimi ateşlemiş olması, siyasette kısır döngünün oluşması ve vatandaşların artık yeni şeyler söyleyen siyasetçi profilleri araması önemlidir. İstanbul özelinde bakıldığında, sanki seçimin AK Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi arasında geçeceği algısı oluşturulmuş vaziyette. Ama son günlerde diğer partilerin de başkan adaylarını açıklaması, İstanbul’un çantada keklik olmadığını gösterecek. Mehmet Altınöz ile YRP “Adil Düzen” ve “Milli Görüş” belediyeciliğini tekrar İstanbul özelinde hayata geçirebilir. Bugün, gerçeği söylemek gerekirse vatandaşların tek derdi seçimden ziyade ekonomidir. Gerçekten de son dönemlerde ekonomideki kırılganlıklar ve uygulanan ekonomi politikalarının akıldan uzak duygularla belirlenmesi ve yine devlet kurumlarının özerkliklerinin kalmaması, tek elden alınan karar ve politikalar neticesinde, ülkede vatandaşlar yerel seçime artık bir umut gözüyle bakmakta. Bu sıralar… “94 Ruhu” politikalarına ve hareketlerine göndermeler var. Pekiî 94 ruhu ne idi? İşte Refah Partisini, Refah Partisi yapan “teşkilatçı ruh”, bu ruh idi. O dönemlerde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a İstanbul Belediye Başkanlığını kazandıran bu ruh idi. Herkesin vakıf olabileceği gibi… AK Parti liderlerinin ve partinin tüzel kişiliğinin, seçimler sürecinde ve daha sonraki zamanlarda, yani 3 Kasım 2002 seçiminden önce toplum ve kamuoyu nazarında güvenirliğini arttıran faktör neydi? Ne dediler? “Biz Milli Görüş gömleğini çıkardık.” Tamam da… Milli Görüş ve 94 Ruhu dedikleri o dönemin “zamanının ruhu”, işte bu toplumla kaynaşmış particilik idi. Refah Partisini, 94 mahalli seçimlerinde ve sonraki genel seçimlerde ön plana çıkaran ve diğer partilerden ayrıştırarak sıçrama yapmasının arka planında… TEŞKİLATÇILIK yatmakta idi. Hatırlamakta fayda var… Refah Partisi; 94 seçimlerinde İstanbul adına, mahalle mahalle, köy köy, ilçe ilçe gezilerek, vatandaşlarla yakından temasta olunarak değişimi başlatmıştı. Kısacası, teşkilatçılık, Refah Partisinde hüviyet ve anlam bulmuş, daha sonraları değiştik diyerek Türk Siyasetinin 20-21 yılına damga vuracak AK Parti tarafından da devam ettirilmişti. Özellikle, partiler nazarından bakıldığında “Kadın Kollarının” bu zamana denk bu kadar etkin ve aktif çalışma göstermemiş olmaları, Refah Partisinin kadınlar eliyle siyasette mesafe kat etmesine vesile oldu. Bu bağlamda bakıldığında… Taklidin özünün yerini tutması da beklenemez. AK Parti Türkiye’de ve siyaset kurumu içinde yerini kesinkes sarsılamayacak biçimde netleştirdikten sonra, zaten teşkilatçılık ve teşkilatlara dayalı faaliyetlerinden ödün vermeye başladı. Tek bir kişinin etrafında şekillenen karizmatik lider profiliyle seçimler, sadece Sayın Erdoğan’ın şahsî performansına bağlandı. Türkiye’de ekonominin gitgide dibe vuran tablosundan bunalan halkın, bir nebze de olsa belediyeler tarafından bütçe ve imkânları çerçevesinde rahatlatılması, sanırım ilerleyen dönemlerde belediyelere olması gerekenden fazla misyon yükleyecek gibi. Milli Görüş, Adil Düzen, gerçekten de ancak aslında yeniden vücut bulabilir, tıpkı “Yeniden Refah Partisin”deki yeniden kelimesinde olduğu gibi. Mehmet Altınöz, İstanbul’da yeniden adil düzen, yeniden hizmet odaklı belediyecilik ilkesini yürürlüğe koyacak kişidir.
Unutmayınız ki… Refah Partisini yerelden genele- ulusala taşıyan teveccüh merdivenleri, işte o yerelde ifa ettikleri adil düzen belediyeciliğinin sonucunda döşenmiştir. Sayın Erdoğan’ı İstanbul’da belediye başkanı yapan ve hâlen yapılan hizmetlerin hayırlarla anılmasının özü, Refah Partisinin teşkilatçılık ruhunda yatmakta idi. Adil Düzen… Bugün, Türkiye Ekonomisinin belini kıran, kısa ve orta vadede de düzelmesine mani olacak şeylerden en önemlisi faiz hususudur. Anaparadan fazlaca faiz ödemelerinin yapılması ve bütçenin elindeki gelir kalemlerinin büyük çoğunluğunun faiz ödemelerine gitmesi, memlekette milli ve yerli şiarına uygun büyüme ve kalkınmanın en büyük KISITLAYICISIDIR. Mehmet Altınöz ile İstanbul’da yakalanacak bir başarı, belediye seçiminin kazanılması, sonrasında izlenecek akıllı taktik ve stratejilerle ulusal düzeyde genel idarenin kazanılmasıyla Türkiye’de milli ve manevi değerlerimizle koşut gidecek bir nizamın yürürlüğe konması. Mehmet Altınöz, İstanbul’da seçim dengelerinin hiçte bekledikleri gibi gitmeyeceğinin işaretidir. Millet ve vatandaş, artık gerçekten de milli ve yerli ve her şeyden önce Adaletin olduğu bir “Adil Düzen” hayaliyle beklenti içindedir. Ama hiçbir zaman beklentiler öyle kolaylıkla insanlara verilmez. Talep edeceksiniz. İsteyeceksiniz. Bugün, İstanbul özelinden başlayarak, Mehmet Altınöz ismine şehrin anahtarını teslim ederek, büyük umutlarla hayallerin de yeşermesini, evet siz seçmenler sağlayabilir ve hatta başarabilirsiniz. 2024 yılında gömlek değiştirdik diyen iktidar çevrelerinin “94 Ruhundan” dem vurmalarına aldanmamak lâzım gelir. Yeniden Refah Partisi, 94 Ruhu ile ve Mehmet Altınöz liderliğinde İSTANBUL’DA değişimi ve dönüşümü başlatabilir. Yeter ki seçmen üzerinde yoğunlaşan ve artık neredeyse ölü toprağı misali yılgın hâlinden sıyrılarak, sandıklarda Mehmet Altınöz’e şans versin. İstanbul’dan başlayacak rüzgâr Türkiye’de yeniden adil düzenin esmesine vesile olabilir. Öncelikle seçmen-vatandaş elindeki gücün farkında olacak, benim oyumdan ne çıkar demeyecek ve Mehmet Altınöz’ün arkasında dimdik duracak.
Mehmet Altınöz’e teveccüh etmek… Adil Düzen, Adaletli Belediyecilik ve daha yaşanır şehirlerle bezenen büyük Türkiye tablosu. Neden olmasın ki?